24 Eylül 2022 Cumartesi

Küçükler içinde büyük olmak

Selam hacı

Uzun zamandır buralara pek uğramıyorum aslında uğrayamıyorum çünkü aşırı derecede yoğunum hacı. Yoğunluktan Ara sıra kafamın içinden siren sesleri duyduğum için bir boşluk bulup buraya gelmek imkansızlaşıyor. O yüzden buralara uğrayıp örümcek ağlarını temizlemeye gelemiyorum. Sizlere daha önce neden 'prospektus' nick name'i kullandığımı açıklamıştım. Eski taşakları yere sürten  okuyucularım bilir yeniler  gidip o yazıyı bir zahmet bulsunlar, beni uğraştırmayın. Okuyun aq.   Arka sıra dinle evladım, tebeşiri kafana fırlatırım bak. Biz hala kara tahta kullanıyoruz aq sikerim beyaz tahta kalemini şimdi.

Neyse gel hacım şöyle, yanaş la yemiyeceğiz seni hehehe, kendimi bildim bileli magazinsel olaylardan hep nefret etmişimdir. İşin en kötü tarafı benim haberim olmadan bu magazinsel olayların içine bir şekilde itilişim olmuştur. Lan oğlum siz salak mısınız,  ben ünlü falan değilim hatta genel olarak insanlardan nefret eden, topluma pek ayak uyduramayan sıradan bir insanım. Benim sosyal medyamda 35 takipçim var anasını satayım. Beni kendi televolenize sokmanız beni ancak güldürür. Burada olayın en önemli kısmını atlayıp bana soru sormak isteyen insanların taa anasını sikeyim. Benim hayat amacım asla küçükler içinde büyük olmak değil büyük içinde büyük olmaktır. O yüzden siz küçükler kendi aranızda televole oynamaya devam edin,

 İnsanların duruşundan dolayı bazen insanlara saygı duyarsın ama aslında o duruşunun arkasında mahalle dedikocusu bir karı olduğunu görünce yıkılırsın, televziyonda Esralı mügeli şeyleri izleyip üzülen insanları görünce sinirlenirsin, köpeğine aşkım bitanem diye seslenen amcayı görünce kahrolursun. Kafasının zehir gibi çalıştığını bildiğin arkadaşını işe alınmayışını duyunca avazım çıktığı kadar bağırıp küfürler yağdırmak istersin. Ticaret bilmeyen adamın 100 TL ye aldığı ürünü 60 TL ye sattığını ve adamın bak ben para kazanıyorum dediğini duyunca yığılırsın. Bre AMK salağı sen zarar ediyorsun demeye kendinde güç bulamayınca tiksinirsin. Taksicinin seni uzun yoldan götürmek için girdiği çabayı görünce hayıflanırsın.  Hayatta bu kadar boktan şey varken yanındaki insanlar senin başarını değil senin içinde dahi olmadığın magazinsel olayları konuşur. Dedim ya hacı asıl güç büyükler içinde büyük olmaktır. Küçüklerin büyüğü olanlar elinde tesbih ile bir köşede oturup yolda geçenleri izleyip dedikodu yaparlar ve siz bunlardan biri asla olmayın

Herşey siktiğim sosyal medyası ile başladı. Önce kapı komşumuzun ne kadar götlü bacaklı ve memeli olduğu fotoğraflara maruz kaldık. Pandemi ile birlikte işler iyice çığrından çıktı ve dayanılmaz boyutlara geldi. Önce pilava 4 kilo ketçap sıkan adamı izlettirdiler sonra evde aynısını yaptınız, kız arkasının suratına osuran adamı izlettirdiler aynısını evde yaptınız, babasını kafasına vurup suratına pasta fırlatan adamı izlettirdiler aynısını  evde yaptınız, Hadise'nin donunu izlettirdiler aynısını kapı komşunun kızına yaptınız, kocasına eve erkek attım şakası izlettirdiler aynısını evde yaptınız, kimin bu kocası yaptığınız, yaşlı başlı insanlara bok şakası yaptınız, vatan millet sayfası açıp çoluk çocuğa yürüdünüz. 

Elias canetti ye göre her insan sosyal bir topluluğa girence ya da o sosyal yapıda bulunan bireylerlerin onayını almak için, kendi benliğini bir kenara bırakıp o sosyal topluluğun maskesini takar. Böylelikle o maske sayesinde kabul görür. Bu maskenin gücünü gören birey artık her alanda ve her konuda çeşitli maskeler takarak hayatını rahat bir şekilde geçirir. Maske kullanıcısı ancak eve gittiğinde,  kendi ile başbaşa kalınca maskesin çıkartır der. Bunları farkında olup bu maske kullanıcıların toplum içinde süper iyi insan olarak görülmesini görmek volim kusmuğu etkisi yaratıyor. Volim midemi palavracı insanlar ise kafamı kusturuyor hacım.  Peki gerçekten toplum içinde kabul görmek bu kadar önemli mi? Değil hacım. Türk toplumunun inanılmaz derecede ahlak ve akıl çöküşü içine girdiğini ve bu çöküş devrim gibi değil evrim gibi yavaş yavaş gerçekleştiğini hepimiz anlıyoruz ama sadece seyretme kalıyoruz. Böyle topluluklara bir şey anlatmak neredeyse imkansızdır. 3 yıl önce söylemeye çekindiğimiz bir şeyi şimdi toplum içinde rahatlıkla söyleyebiliyoruz ve en boktan şey bile normal hale gelmiş durumda. Gerçekten böyle topluluklardan kaçmak mümkün mü? Hayır. Hâl böyle olunca, böyle iğrenç bir sosyal yapıya girmek istemiyorum ben. Zira böyle yapılara girince sürekli başım ağrıyor kaldıramıyorum hacı. Bu tarz küçük topluluklarda büyük olabilmek için harcanan çaba gerçekten değer mi? Cevabım yine hayır AMK. Tek önemli olan büyükler içinde büyük olmaktır.



Selametle











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Maske

 Selam hacı. İnsanlar, çocukluktan çıkıp aklını başına aldıktan sonra çevresini ve toplumu takip ederek, yaptığı gözlemlerden sonra o toplum...