23 Ocak 2021 Cumartesi

Politik doğruculuk

 Selam hacı . Bugün yine her zamanki gibi canım çok sıkkın. Bu sıkkınlık nedeni ile yine buraya geldim. Burayı tilkinin dönüp dolaştığı kürkçü dükkanı gibi hissediyorum amına koyim. Ne zaman canımı sıksalar elime telefonu alıp hemen bloğa giriyorum. İşte tam bu ateşli zamanı yakalarsam ortalığın içinden geçiyorum. Zira sakinleştiğim zaman yazma yeteneğimi kaybediyorum. Bu nasıl bir huydur anasını satayım ya anlayamıyorum. Arada sigara molası verdiğime göre devam edebiliriz. 

Hacı bu politik doğruculuk olayı var ya bu kelimeye ve kullanımına acayip uyuz oluyorum amına koyim. Uyuz olmak bir kenarda dursun, bizim türk insanı bu siktiğimin kelimesini günlük hayatında öyle yerlerde kullanıyorlar ki, duyduğum anda küfür etmeye başlıyorum. Bu durumu nasıl izah edeceğimi bilmiyorum açıkcası, dün akşam bu yazıyı yazarken uykum geldiği için yarıda bıraktım, sinirim geçmiş işte yazamıyorum aq.  Şimdi hacı bu politik doğruculuk olayını siyasilerin değil de günlük yaşamımızda kullanılan yerlerine değineceğim ve arada yine küfür edeceğim. Bu durum diyor ki; karşınızdaki insanları kırmamak için lafı yumuşatıp söyleyin o nasıl olsa anlar. Lan  ben şimdi göte göt diyemeyeceğim mi? Diyemeyeceksem sikerim böyle işi. Savundukları olaya bakın hele. Neyse hacı bizim millet bu durumu artık başka boyutlara taşımış durumda, işyerinde  yanlış bir şey yaptığınız zaman size,  amaaan bu tarz şeyler olabilir diyip sonra siz yokken size amına kodumun dallaması şeklinde küfür edilir. Diğer bir tarafta iş görüşmelerinde sizi arayacağız tarzında bir boklar gevelenir, gerçeğinde senin ben cv’ ne sokayımdır. Yani işler  politik doğruculuktan yalancılığa evrilir. Eğer karşınızda bu tarz bir insan varsa her türlü kötülüğü bekleyip, arkanızı kollamanızın faydası olacaktır. Aksi takdirde bu kişiler sizin en ufak hatanızı bekleyecektir ve hemen olur öyle yaaaaa  hiç takma kafana tarzında size göstermelik destek vereceklerdir. Sorasını biliyorsunuz. Hhehee

Geçen gün okuduğum bir fıkrayı size anlatayım hacı, politik doğruculuk denen saçmalığın aslında lafı gevelemek ve direk yalancılıkla bağlantılı olduğunu bizzat görelim. Şimdi temel Amerika’da otobüs şöförlüğü yapıyor. Otobüste zencilerle beyazlar arasıda ön koltukta biz oturacağız kavgası yaşanıyor. Temel de bu durumdan hiç memnun değil ve çözüm arıyor kendince. Biraz düşündükten sonra herkesi otobüsten indirip sıraya diziyor. Okul müdürü edasıyla karşılarına geçip; bundan sonra hepimiz kardeşiz ve hepimizin rengi bundan sonra artık yeşil olacak diyor. Yolcular kabul ediyor ve temel otobüsü bindikten sonra yolculara  binmesini söylüyor. Sonra temel kafasını çevirip açık yeşiller öne otursun diye anons yapıyor. Hacı şimdi bu fıkradan yola çıkarsak benim yine küfür etmem gerekiyor ama etmeyeceğim. Bugün küfür kotamı doldurdum.

Bakın canlarım, ben size gidip direk insanların suratlarına küfür edin demiyorum. Politik doğrucu olmayan insanların %90 nı hödüktür şeklinde yorum yapan insanlara sövebilirsiniz. Sıralı ve seri küfür olursa bundan mutluluk duyarım. Bir olay yaşanırken karşınızdaki insana lafı gevelemeden ve en uygun şekilde anlatmamız lazım. Hayatta ne kadar şeffaf olursanız insanlar tarafından sevilmeme oranınız artacaktır fakat insan kalmanın tek yolu bu. Kaşarlı okuyucularım, benim için önemli olan tek şeyin insanlık olduğunu bilirler. İşyerlerinizde yükselmek için yalana ihtiyacınız yok. İnsanlara lafı gevelemenize gerek yok. Ali cengiz olaylarına girmenize gerek yok. Sadece şeffaf olun yeter hacılar. Zira ölümün ne zaman ne saat geleceğini kimse bilemez. İnsanca kalın, selametle. Yazı da düzeltme yapmağacağım banane aq.


9 Ocak 2021 Cumartesi

Asgari ücret

Selam hacı. Son zamanlar da beni rahatsız eden ve sürekli her yerde karşıma çıkan, otobüste, yolda, kahvede büyük tartışma konusu olan asgari ücret zammı. Asgari ücret o kadar boktan bir şey ki nerdeyse hiç bir kesim memnun olmuyor. Ben bu noktada tabii ki işçinin yanındayım. İşveren nasıl 500 tl zam gelir ya derken işçiler yetmez diyorlar zira işçiler tam olarak haklılar. Bir tarafta enflasyon yüzünden sadece karnını doyurmak için hayat mücadelesi verenler diğer tarafta arabasının günlük masrafını işçiye vermek istemeyen, her gün havyar yiyemeceği için üzülen patronlar. Benim düşünceme göre asgari ücret 3.000 tl nin altında olmamalı. İnsan hayatı bu kadar değersiz görülmemeli. Aranızda; işveren para kazanamıyor bu parayı nasıl verecek yaaaaaa tarzında salakça ve aptalca yorum yapacak olanları şimdiden siklemediğimi bildirmek istiyorum. O para kazanamıyor dediğiniz işverenlerin evinin arabasının ve karısının ve oğlunun ve kızının arabasını olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.

Bak hacı, diğer gelişmiş ülkelerde hatta dünya’ nın diğer bütün ülkelerinde asgari ücret sadece göstermelik bir ücrettir. Yani göstermelik olan bu ücretin altında para verme üstünde ne kadar vereceğin sana kalmış diyor diğer ülkeler. Bizim türk işverenler bunu fırsat bilip çalışanların resmen hayatına tecavüz ediyorlar.  İşverenler; asgari ücret 2.000 tl kalsın sabah akşam çalıştırayım çorap alırken bile 5 defa düşünsün, sigortayı 1 yıl sonra yapacağımı söylüyeyim 1 yıl dolunca kovar arta kalan parayla oğluma jip alırım diye düşünüyorlar. Bunu kabul etmek veya göz yummak yavşaklıktır.  Aksini iddia eden göt lalesidir.

Şans eseri iyi ve zengin bir ailede hayata gözlerini açan, bu şansı kullanarak bizim kapısında bile geçemeyeceğimiz okullara para basıp giden, hayatında hiç bir zorluk çekmemiş, en ufak tıkanmada parasını gösteren, canı sıkılınca hafta sonu paris’te kahvaltı yapan,  para ile satın aldıkları güçleriyle bir şirketin koltuğuna oturup, yediği öğlen yemeği bile işcinin 10 günlük alın terine denk gelen adamların asgari ücret çok olmuş  yaaaaaa diye sızlanması beni açıkça delirtiyor. Bak sayın işveren şans eseri iyi bir ailede doğdun ve gününü gün ettin sen ve bir şansızlık ile aşağıladığın işçiyle aynı duruma düşersin hayatın sikilir benden söylemesi. Hayat bu canım,  düşeni önce domaltma pozisyonuna getirip öyle sikiyorlar bu ülkede. Hiç boşuna sövme şimdi bana, hadi gidip oğluma jip alalım belki keyfin yerine gelir. Şimdi geliyorum sana az bekle.

Sen gidi, 25.000 tl lik laptopun dan Twitteri açıp asgari ücret çok olmuş diye ağladıktan sonra escorta 1000 tl para veren yavşak seni, seni gidi araba kapılarını beğenmedi diye 500 bin tl lik yeni araba alan göt evladı seni.  Seni gidi, yurt dışı tatillerine 40 bin tl harcayıp işçinin 500 tl ne çok diyen gezinti orospu çocuğu seni. Seni gidi kendini süper iyilik meleği olarak gösterip 500 tl nin hesabını yaparken sabaha kadar uyumayan vicdansız pezevenk seni. Sen nesin aq ya. İşçinin dökük evde oturduğunu görüp o nasıl ev daha iyi bir yere taşınmalısın diye akıl verecek kadar cahil ve dangalak olan dalyarrak seni.

Devlet sana destek verdi gittin avm diktin, gittin çürük bina dikip yüzlerce insanın ölmesine neden oldun. Gittin ağaç kesip villa yaptın, villa’da spor yaparken insanları aşağıladın. Sabah kahvaltısına 2.000 tl para harcadın. Bunları yaparken sayesinde zengin olduğun işçilerinin üç kuruşluk maaşlarına göz diktin. Senin ben vicdandan yoksun kalbinin kalp kapakçıklarını sikeyim. Yaptığın tek iş, bu ülkenin cari açıkla beraber en büyük sorunu olan ithalatı fırlatmak zira sen üretmeyen, üretecek kapasitesi olmayan para avcısı bir mal değneğisin. Sana yapılan destekler çiftçiye verilseydi neler olacağını sen bile tahmin edemezsin. Senin ben aq

Çok değerli işçi kardeşim, sabah 6’ da uyanıp dünya kadar yol çektikten işini gelip hayat mücadelesinde hayatını kazanmaya çalışan arkadaşlarım ve abilerim ve ablalarım, sizin başınızdaki adamlar sizden zeki veya sizden bilgileri değiller, onlar sadece para basıp koltuk  satın alan sıradan insanlardır. Onların elinden parasını al yemin ediyorum asgari ücret bile kazanamaz, evde yatıp karısının parasını yiyen sıradan dalyaraklara dönüşürler. Şunları abartmayı kesin, onların hakkında bir şeyler konuşurken aman böyle zeki aman tecrübeli gibi yakıştırmalarda bulunmayın. Bu kadar yazıdan sonra umarım küçük esnaftan bahsetmediğimi anlamışsınızdır umarım. Selametle

Maske

 Selam hacı. İnsanlar, çocukluktan çıkıp aklını başına aldıktan sonra çevresini ve toplumu takip ederek, yaptığı gözlemlerden sonra o toplum...